Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi sitesinde "Büyüklerin Gözdesi" adı altında Hollanda'da futbol hayatını sürdüren Engin Bekdemir hakkında bir haber var. Bu haberde Futbol Federasyonu, "yurt dışındaki oyuncuları yeterince takip etmiyorsunuz" suçlamalarına cevap verir gibi oluyor. Ancak haberin başlığı çok ilginç: "Büyüklerin Gözdesi". Haberin ayrıntısında Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un bu oyuncu ile ilgilendiği belirtiliyor. Merak ettiğim konu:
Ne zamandan beri TFF kulüpleri büyük-küçük diye ayırıyor?
Not: Telif haklarından dolayı resmi sayfanın görüntüsünü kullanamıyorum. Ancak adresi verebilirim
http://www.tff.org/default.aspx?pageID=286&ftxtID=6362
Avrasya Maratonunda AKUT Sizin Hayat Nefesiniz
5 Mart 2009 Perşembe
15 Şubat 2009 Pazar
Futbolda Tartışılan/Değiştirilebilecek Kurallar
- Oyun içinde sarı kartlık bir hareket oluştuğunda eğer avantaj varsa hakem oyunu durdurmaz ve sarı kartı oyun durduğunda gösterir. Fakat bu iki olay arasında (faul-oyunun durması) bahsi geçen oyuncu 2. kez sarı kartlık hareket yaparsa bu oyuncuya 2 sarı kart ve -doğal olarak- kırmızı kart göstermesi gerekir. Buradaki soru işareti oluşturan nokta, bir oyuncunun sarı kart görüp görmediğini bilmediği bir anda yaptığı sarı kartlık (2.faul) hareketin sonucunda oyundan atılmasıdır.
- Hücum eden takımın oyuncusu ofsayt durumundaki arkadaşına pas veriyor(yan hakem bayrağını kaldırıyor) bu pozisyonun ardından:
a) Defans oyuncusu topu kesiyor ve topu dışarı (taca-kornere) atıyor
b) Defans oyuncusu topu elle kesiyor
c) Defans oyuncusu pası veren oyuncuya top ayaktan çıktıktan sonra faul yapıyor.
Bu durumlardaki görüşüm pozisyonların ofsayt olması gerektiği fakat c şıkkındaki pozisyonda hareket sert ise sarı veya kırmızı kartına başvurması gerektiğidir.
- Hakemlerin verdikleri kararlardan sonra aleyhine karar verilen takımın oyuncuları topu bir şekilde hakimiyetleri altına alıyor, rakibine geç iletiyor topu faul noktasının uzağına bırakıyor ve rakip takımın oyunu hızlı bir şekilde başlatmasını engelliyor. Futbolun hızını artırmaya çalışan FIFA'nın önündeki en büyük engellerden biri de bu pozisyonlardır. Bu konudaki önerim hakemin verdiği karar sonrasında aleyhine karar verilen takım oyuncularının vuruş yapılana kadar topa müdahale etmeleri yasaklanmalıdır.(cezası sarı kart)
- Ofsayt kuralı için birçokları gol sayısının önünde bir engel olarak nitelendirse de aslında durum tam tersidir. Ofsayt kuralının olmadığı bir oyunda takımlar arkada boşluk oluşturmamak için savunmalarını daha da geriye çekecekler ve hücuma destekleri de sınırlı olacaktır.
Burada aslında yapılabilecek düzenleme ceza sahası içinde ofsaytı kaldırmak bir çözüm olabilir. Futbolda top ceza sahası içine geldiğinde ne savunma yapan takım ofsayt taktiği düşünür ne de hücum yapan takım savunmanın arkasına giderek avantaj elde etmeyi düşünür. Bu durumda ceza alanı içinden (veya kanatlardan ceza çizgisi hizasının ilerisinden) verilen paslarda ofsaytı kaldırdığımızda eminim izlediğimiz pozisyon/gol sayısı artma eğilimi gösterebilir.
- Hücum eden takımın oyuncusu ofsayt durumundaki arkadaşına pas veriyor(yan hakem bayrağını kaldırıyor) bu pozisyonun ardından:
a) Defans oyuncusu topu kesiyor ve topu dışarı (taca-kornere) atıyor
b) Defans oyuncusu topu elle kesiyor
c) Defans oyuncusu pası veren oyuncuya top ayaktan çıktıktan sonra faul yapıyor.
Bu durumlardaki görüşüm pozisyonların ofsayt olması gerektiği fakat c şıkkındaki pozisyonda hareket sert ise sarı veya kırmızı kartına başvurması gerektiğidir.
- Hakemlerin verdikleri kararlardan sonra aleyhine karar verilen takımın oyuncuları topu bir şekilde hakimiyetleri altına alıyor, rakibine geç iletiyor topu faul noktasının uzağına bırakıyor ve rakip takımın oyunu hızlı bir şekilde başlatmasını engelliyor. Futbolun hızını artırmaya çalışan FIFA'nın önündeki en büyük engellerden biri de bu pozisyonlardır. Bu konudaki önerim hakemin verdiği karar sonrasında aleyhine karar verilen takım oyuncularının vuruş yapılana kadar topa müdahale etmeleri yasaklanmalıdır.(cezası sarı kart)
- Ofsayt kuralı için birçokları gol sayısının önünde bir engel olarak nitelendirse de aslında durum tam tersidir. Ofsayt kuralının olmadığı bir oyunda takımlar arkada boşluk oluşturmamak için savunmalarını daha da geriye çekecekler ve hücuma destekleri de sınırlı olacaktır.
Burada aslında yapılabilecek düzenleme ceza sahası içinde ofsaytı kaldırmak bir çözüm olabilir. Futbolda top ceza sahası içine geldiğinde ne savunma yapan takım ofsayt taktiği düşünür ne de hücum yapan takım savunmanın arkasına giderek avantaj elde etmeyi düşünür. Bu durumda ceza alanı içinden (veya kanatlardan ceza çizgisi hizasının ilerisinden) verilen paslarda ofsaytı kaldırdığımızda eminim izlediğimiz pozisyon/gol sayısı artma eğilimi gösterebilir.
26 Ocak 2009 Pazartesi
Kupanın çekiciliği
Sonucunda FORTİS Türkiye Kupası'nda tarihinde ilk defa çeyrek finale çıkma başarısını gösterdiği Tokatspor maçında Bursaspor yeni hocayla ilk maçına çıkıyordu. Şehirdeki heyecanı markalar pek görememiş olacak ki maçı yayınlayan kuruluş ile kupanın sponsoru dışında saha kenarı reklamı yoktu. Bu noktada kupadaki statünün ne kadar kötü olduğu ortaya çıkıyor.
Bu arada hafta sonu oynanan İngiltere Federasyon Kupası'ndaki Liverpool-Everton maçında saha kenarı reklamları sürekli dönüşümlü olarak yayınlandı. Bir organizasyonun değerini belirleyen unsurlardan birinin aldığı reklam olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu arada dönüşümlü reklamlardan biri de BEKO'ydu.
Maça giderken
Maç öncesi teknik direktörler rakibin ve takımının gücünü hesaplar. Futbolcular da rakip oyunculara nasıl üstünlük sağlayacaklını düşünürler. Taraftar ise ne yapar ederim de bozuk paraları kaptırmasam diye ince hesapların peşindedir. Düşünür kendi kendine; dolmuş 1 TL, köfte 2TL, çerez 0,5 TL vb. Evden çıkarken gereken miktarda bozuk parayı yanına alır. Çünkü fazlasını stad girişinde toplanacaktır. Daha önceden planladıklarının haricinde alışveriş yaptığında ise formül karışır. Hatta en basiti, girmeyi düşündüğü tribünde bilet kalmadıysa ve başka bir tribüne girmeye karar vermesi durumunda bile bunun etkisi görülür.
Örneğin: Stada gelirken almayı düşündüğü bilet Kapalı kale arkası 11 YTL. Bu durumda yanında 1TL bozuk para getirmiş. Ancak bu tribündeki bilet kalmayıp Maraton tribününe girdiği zaman (16,5TL) elinde 4,5 TL bozuk para olur. (harca 4,5TL daha). Vatandaş her maç bir miktar para ödeyip, bir miktar da bozuk para bırakıp maçını izliyor.
Bir çok yerde klişe bir söz öbeği halinde gelen "Endüstriyel Futbol"da "müşteri memnuniyeti" düşük seviyede kalırken tribünlerde de müşterilerin yerini taraftarlar alacaktır.
Sonucunda FORTİS Türkiye Kupası'nda tarihinde ilk defa çeyrek finale çıkma başarısını gösterdiği Tokatspor maçında Bursaspor yeni hocayla ilk maçına çıkıyordu. Şehirdeki heyecanı markalar pek görememiş olacak ki maçı yayınlayan kuruluş ile kupanın sponsoru dışında saha kenarı reklamı yoktu. Bu noktada kupadaki statünün ne kadar kötü olduğu ortaya çıkıyor.
Bu arada hafta sonu oynanan İngiltere Federasyon Kupası'ndaki Liverpool-Everton maçında saha kenarı reklamları sürekli dönüşümlü olarak yayınlandı. Bir organizasyonun değerini belirleyen unsurlardan birinin aldığı reklam olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu arada dönüşümlü reklamlardan biri de BEKO'ydu.
Maça giderken
Maç öncesi teknik direktörler rakibin ve takımının gücünü hesaplar. Futbolcular da rakip oyunculara nasıl üstünlük sağlayacaklını düşünürler. Taraftar ise ne yapar ederim de bozuk paraları kaptırmasam diye ince hesapların peşindedir. Düşünür kendi kendine; dolmuş 1 TL, köfte 2TL, çerez 0,5 TL vb. Evden çıkarken gereken miktarda bozuk parayı yanına alır. Çünkü fazlasını stad girişinde toplanacaktır. Daha önceden planladıklarının haricinde alışveriş yaptığında ise formül karışır. Hatta en basiti, girmeyi düşündüğü tribünde bilet kalmadıysa ve başka bir tribüne girmeye karar vermesi durumunda bile bunun etkisi görülür.
Örneğin: Stada gelirken almayı düşündüğü bilet Kapalı kale arkası 11 YTL. Bu durumda yanında 1TL bozuk para getirmiş. Ancak bu tribündeki bilet kalmayıp Maraton tribününe girdiği zaman (16,5TL) elinde 4,5 TL bozuk para olur. (harca 4,5TL daha). Vatandaş her maç bir miktar para ödeyip, bir miktar da bozuk para bırakıp maçını izliyor.
Bir çok yerde klişe bir söz öbeği halinde gelen "Endüstriyel Futbol"da "müşteri memnuniyeti" düşük seviyede kalırken tribünlerde de müşterilerin yerini taraftarlar alacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)