24 Şubat 2012 Cuma

Fikstür Avantajı 27. Hafta 2011-12

27. Hafta itibariyle oluşan projeksiyon hesabı aşağıdadır. Hesaplama yöntemi http://mucahitsarnik.blogspot.com/2011/12/fikstur-avantaj-17-hafta-2011-12.html adresinde açıklanmıştır. Takımların kategorileri performanslarına göre güncellenmiştir. Ayrıca Ankaragücü'nün içinde bulunduğu durumdan ötürü geçmiş maçları dikkate alınmayıp, rakiplerine kalan maçlar için 3 puan öngörülmüştür.



10 Şubat 2012 Cuma

Play-Off'umsu Haftalar ve 1992-93

2011-12 sezonunda ilk 6 sıradaki takımlar Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, G.Birliği ve Sivasspor şeklinde sıralanıyor. Fikstüre bakıldığında:
Beşiktaş, Sivasspor, G.Birliği, Galatasaray ve Trabzonspor  birbirini takip ediyor. Bir diğer deyişle ligdeki takımlar maçlarını bu sırayla oynuyor. Bir de fikstürde her sezon bir joker takım olur. Her takım belirli bir sırayla maçlarını yaparken sıra kendine geldiği haftada bu joker takımla karşılaır. Ligde bu seneki joker takım da Fenerbahçe. (Örnek: Takımlar bu sezon Beşiktaş'tan sonra Sivasspor ile oynuyor. Sivasspor, 26. haftada Beşiktaş ile oynadıktan sonra 27. haftada sıra kendisine geliyor. Kendisinin yerine joker takım Fenerbahçe ile oynuyor)
Sezonun 8.(25.) haftasından itibaren 16.(33.) yani sondan 1 önceki haftaya kadar yukarıda saydığım 6 takımın en az 2'si karşı karşıya geliyor. Bu dönemde her hafta en az 1 maç, bazen 2 maç, hatta 29. haftada 3 adet maç ilk 6 takım arasında oynanıyor. Bu durumda normal lig sezonunun son haftasına kadar devam eden bu sürece "Play-off'umsu" haftalar tanımını yapmak yanlış olmaz.
Bu tablonun bir benzeri ise seneler önce, 1992-93 sezonunda, yaşanmıştı. O dönem ligde 16 takım yer aldığından toplam 30 hafta oynanıyordu ve 6.(21.) haftadan 14.(29.) haftaya (yine sondan 1 önceki) kadar ilk 6 arasındaki mücadeleyi izlemiştik. O dönem ligi ilk 6 sırada bitiren takımlar (ki o sezon 5. haftadan itibaren bu takımlar 6. sıradan aşağıya düşmedi):
Trabzonspor, Bursaspor, Fenerbahçe, Kocaelispor ve Beşiktaş fikstürde birbirini takip ediyordu. Galatasaray ise fikstürün joker takımı idi. 92-93 ve bu sezonki maçların programını aşağıda bulabilirsiniz.

3 Şubat 2012 Cuma

Beşiktaş veya Trabzonspor Finale Kadar Giderlerse

Not: Bu yazı 3 Şubat 2012 Cuma günü yayınlanmış olup, yaygın medyada (gazete ve çeşitli haber sitelerinde bundan 5 gün sonra 8 Şubat 2012 Salı günü yer almıştır. Aşağıdaki bilgiler kendi incelemelerim sonucu sitede yayınlanmıştır)
TFF'nin 2011-12 sezonu planlamasında 34. hafta 8-9 Nisan günlerine planlanıyor. 40. haftanın ise 13 Mayıs'ta oynanacağı söyleniyor. Bu durumda 35-40. haftalar arasındaki 6 maçın 5 haftaya sığabilmesi için Play-Off ligi maçlarının 1 haftasının hafta içi oynanması gerekiyor. Yani muhtemel bir derbi maçı yine hafta içi oynanabilir.
Lig statüsünde Türkiye Kupası finalinin 40. haftadan sonra oynanacağı açıklanmıştı ve kupa finalinin ardından da Avrupa Ligi'ne gidecek 3. takımı belirlemek için Play-Off'lar arası karşılaşması var. (Üst Play-Off 4.sü ile alt Play-Off'un 1.si arasında) Son maçın oynanma tarihini 22-23 Mayıs olarak öngörebiliriz. (EURO2012 düzenlendiğini de düşünürsek kanımca geç bir tarih. Bilgi için: Avrupa'da en son biten lig İsviçre Ligi (22 Mayıs), diğer büyük ligler daha önce bitiyor.)

Planlamanın çizelgeye dökülmüş hali aşağıdadır.Tabi Beşiktaş ve Trabzonspor'un Avrupa'dan erken elenmesi durumunda Ziraat Türkiye Kupası maçlarının birturunun öne çekilmesi mümkün olabilir.


11 Ocak 2012 Çarşamba

Fikstür Avantajı 19. Hafta, 2011-12

19. Hafta itibariyle oluşan projeksiyon hesabı aşağıdadır. Hesaplama yöntemi http://mucahitsarnik.blogspot.com/2011/12/fikstur-avantaj-17-hafta-2011-12.html adresinde açıklanmıştır. Takımların kategorileri aynı tutulmuştur ancak önümüzdeki haftalardaki güç ve performans değişimlerine göre güncellenebilir.

7 Ocak 2012 Cumartesi

Bir Sonraki Hamleyi Düşünmek

Futbola uzak kişiler, zaman zaman, ofsaytın kaldırılması durumunda daha çok gol olacağını söyler. Tabii ki taktikler aynı kaldığı taktirde ofsaytsız futbolda daha çok gol olur ancak kural değişikliğinden sonra takımlar bu defa arkada daha az boşluk bırakmayı tercih edeceklerdir. Bu durumda da hücuma gönderecekleri oyuncu sayısı görece azalır, defans ofans arasındaki mesafe artar ve doğal olarak gol sayısı azalır. Eylem (şike ve teşvik) ile teşebbüsü ayırırsanız da kulüplerin davranışlarında türlü değişiklikler olabilir.

Şunu belirtmeliyim ki kafamdaki soruların aydınlığa kavuşmasında Sayın Mehmet Demirkol'un 3 Ocak tarihli yazısının (http://www.fanatik.com.tr/Futbol-Zaten-sike-sahada-yapilmaz-ki_6_YazarDetay_248738_47.htm) bana ışık tuttuğunu söylemeliyim zira zihnimdeki "şike teşebbüsü basit bir eylem olmamalı" şeklindeki karmaşanın çözülmesi yönünde kağıda güzel bir şekilde dökülmüş yazıdır. Bugünlerde şike yapmanın cezası yine küme düşme olarak kalsın ama şike teşebbüsüne puan indirimi olsun teklifi gündemde.

Öncelikle şike yapmak kelimesini -kendi anladığım haliyle- açayım: "Şike yaptıkları gerekçesiyle A ve B takımının küme düşürülmesine karar verilmiştir" cümlesi aslında "şike teklif ettiği için A takımı, şikeyi kabul ettiği için de B takımı küme düşürülmüştür" demektir. Sayın Demirkol'un dediği gibi B takımının kabul edip etmemesi A takımını neden etkilesin ki?
- A takımının eylemi (teklif) kendisine puan indirme + para cezası getirirken.
- B takımının eylemi (kabul) ise hem kendisinin düşmesine hem de A takımının cezasının puan indiriminden küme düşmeye gelmesine neden oluyor. Bu durumda şike teklifini kabul etmek, şikeyi teklif etmekten kat kat daha büyük bir suç haline geliyor.

Yazının başındaki ofsayt kuralında belirttiğim gibi kuralları koyarken olmuşlara önlem veya yaşananları düzenleme amacının yanında ileride oluşabilecekler de düşünülmelidir. Cezaları belirlerken takımların aksiyonlarının da bu cezaya göre şekilleneceğini bilmek gerekir.  Örneğin, 2013-14 sezonunda A takımı şike teklif etmeyi tasarlıyor. Biliyor ki karşı taraf (B takımı) kabul ederse ve bu durum ortaya çıkarsa 2'si bir arada düşer. Bu yüzden kabul edilmiş şike teklifi sonrası karşı taraf kolay kolay ispiyonlayamaz. Bunun yanında B takımı kabul etmezse "teşebbüs" aşamasında kalacağı için kendisinin düşme ihtimali yok. Bu sebeptendir ki teşebbüsün eylemden ayrılması sakıncalıdır.

Olaya bir de tersinden bakalım. A takımı şampiyonluğa oynuyor ve son maçta karşılaşacağı B takımı, A takımına şike yapmayı ve x miktarda para karşılığı bilerek yenilmeyi teklif ediyor. Asıl puana ihtiyacı olan A takımı kabul etmezse B takımının yine düşme gibi bir ihtimali yok. Yani şikeye sadece puana ihtiyacı olan değil karşı taraf da teşebbüs edebilir. Teşvik priminde de benzer durum olabilir. (yine puana ihtiyacı olmayan takım, puanı ihtiyacı olana x tl verirsen ekstra performans gösteririm diyebilir ki teşviğe teşebbüste puan silme cezası bile öngörülmüyor).

Gelecekteki olası senaryoları düşünmezsek, ileride oluşan durumlarda kuralların yeniden değiştirilmesi ile uğraşabiliriz bu yüzden Mustafa Denizli gibi "maçı maçtan önce kafamızda oynamalıyız"

6 Ocak 2012 Cuma

Fikstür Avantajı 18. hafta 2011-12

2011-12 sezonunun 18. haftası sonu itibariyle oluşan fikstür farklılıklarının yansıması haline gelen sezon sonu projeksiyonu aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Tablonun sistematiği http://mucahitsarnik.blogspot.com/2011/12/fikstur-avantaj-17-hafta-2011-12.html 'de bulunabilir.