Yıllardan beri uygulana gelen cezalı takımların seyircisiz oynaması ve son 2 senede kadın ve çocukların alınması çokça tartışılıyor. Kadınların maçta çıkardıkların seslerin televizyondaki yankısı, kadınların ceza unsuru olarak görülmesi ve kadınların da zaman zaman küfür etmesi çokça eleştirildi. Konuya bir de taraftarlar açısından bakmak gerekir.
Sezon öncesi kombine satmak isteyen yönetimlerin ikna etme araçlarından birkaçı, "kombine alın, katkıda bulunun, kulüp daha iyi oyuncu alabilsin, daha büyük yıldızları izleyebilirsiniz" mesajlarıdır. Binlerce taraftar kombineleri alır, sezon başında ilan edilmiş hiçbir ceza yoktur, görünüşte her maça girebilir ve kendisinin de katkısıyla alınan yıldızları/değerleri izleyebilir. Gittiği maçlardan birinde hayatında hiç tanımadığı birileri küfür eder, taşkınlık yapar, olaylar çıkarır... vb. ve ardından gelen kararla efendi gibi maçını izleyen kişiye "sen bundan sonraki maça gelme ama senin paranla alınmış yıldızları, oluşturulan değeri başkaları gelecek senin koltuğunda bedavaya izleyecek" denir. Bu, "efendi gibi maç izleyen kombineli taraftarların" tamamının içini yakan bir durumdur.
Aslında bu uygulamada şöyle bir çelişki de var: "Taraftarların hiçbirisi maça gelmesin" mantığı, benim anladığım kadarıyla "kimin olay çıkardığını tespit edemiyoruz bu yüzden herkesi yasaklıyoruz" demektir. Madem tespit edilemiyor neden kadın ve çocukları alıyorsunuz ki? Veya diğer bir bakış açısıyla kadın ve çocukların olay çıkarmadığını tespit edebiliyorsanız, kimin çıkardığını da tespit edebilirsiniz.
Bir de konuda yorum yapan bazı kişiler "olay çıkartan kişileri aranıza almayın" tarzı yorum yapıyor. Büyükşehirlerde her gün aynı çatı altında yaşayan insanlar apartman komşularını tanımazken, 2 haftada bir kez topu topu 2 saat gördüğü insanları tanımasını nasıl beklersiniz? "Bu benim topum, oynatmam sizi" der gibi, bizim stadımız gelmeyin mi diyeceksiniz? Hatırlatayım serbest piyasa ekonomisindeyiz ve stada girişi yasak olmayan herkes "parasını verip bilet alabiliyor". Ne yani, efendi taraftarlar fazladan bilet alıp taşkınlık yapan kişilerin bilet almasının önüne mi geçsin? Bu yüzden tribünleri o kişilerden arındırın diye taraftara yük yüklemek anlamsız geliyor.
Seyircisiz maç uygulaması ne zaman biter
Yukarıdaki kısımda kadın ve çocukların cezalı maçlara alınmasını işlerken işin diğer bir boyutuna girelim. Seyircisiz maç uygulaması da yine kombine bilet sahibi taraftarı mağdur ediyor.
30 yaşındayım ve yaşadığım dönem itibarıyla "sıra dayağı"nın ne olduğunu gördüm ve yaşadım. Bizim nesil her ne kadar stadyumlardaki bu uygulamalara karşı olduğunu söylese de, çocukken yaşananlar, verilebilecek tepkileri engelliyor. Benden 7 yaş küçük kardeşim sıra dayağının sadece tanımını biliyor ama yaşamamış. Daha küçük kuzenlerimden bunun ne olduğunu bilmeyenler var. Muhtemelen öğrenmeyecek de. Yani onun yaşamında başkasının hatasının cezasını hep beraber çekmek gibi bir olgu yok. Onların nesli büyüdükçe, stadlara gitmeye başladıkça yapılan uygulamaları anlayamayacak, karşı çıkacak. Bu nesilden çıkacak hukukçular gerekli girişimleri yapacak ve belki de yine aynı nesilde yetişmiş TFF yetkilileri de bu uygulamaları saçma bulacak ve kaldıracaklar. Yoksa bizim ve bizden önceki neslin çok fazla harekete geçmesini beklemiyorum.
Ceza nasıl olmalı
Her ne kadar seyircisiz maç uygulamasına karşı olsam da, başka ceza şekli bulunamıyorsa TFF seyircisiz oynama cezasını en azından kombine sahibi taraftarı mağdur etmeyecek şekilde devam ettirebilir. Bu konuyu bundan 2.5 sene önce yazmaya çalıştım ve fikrim hala aynı:
Öncelikle
cezalar için tutulan raporlar sezon sonuna kadar saklanmalı.(içinde bulunulan
sezonda ceza olmamalı) Sezon sonunda bütün dosyalar değerlendirilir ve her
takıma hakettiği ceza verilmelidir. Buradaki önemli nokta verilen cezaların bir
sonraki sezon aynı takımla oynarken çekilmesidir. Örnek: 2009-10 sezonunda
oynanan FB-GS maçındaki olaylar sebebiyle FB'ye 2 maç seyircisiz oynama cezası
verildi. Önerdiğim sistemde FB bu cezayı önümüzdeki 2 sezondaki GS maçlarında
çekmeli. Böylece kulüp 2 sezon boyunca en çok hasılat elde etmeyi öngördüğü maçlar için önlemlerini daha sıkı alabilir, taraftar da çok önemli gördüğü maçı izleyememe endişesiyle daha dikkatli davranır. Burdaki açık nokta olay çıkan maçtaki rakibin lig düşmesi/yükselmesi
veya ceza alan takımın sezon sonunda lig yükselmesi/düşmesidir. Bu durum
suistimale açık olacağı için (örneğin küme düşmesi kesin olan rakip önünde
sahaya madde yağdırmak) hak edilen cezanın 3 katı bir sonraki sezonun başına
eklenmelidir.
Yazıya ek: Bunun bir diğer getirisi de mağdur olan tarafın mağduriyetinin bir anlamda giderilmesi. Mesela 2010-11 G.Saray-F.Bahçe maçında kaleci Volkan'ın başına atılan şişeden dolayı G.Saray'ın sahası kapanmış ve bir sonraki maçta G.Saray-Trabzonspor maçı seyircisiz oynanmıştı. Yani mağdur F.Bahçe iken bu işten avantaj sağlayan Trabzonspor olmuştu. Önerdiğim yöntemle bu tezat da ortadan kalkmış olur.
Yazıya ek: Bunun bir diğer getirisi de mağdur olan tarafın mağduriyetinin bir anlamda giderilmesi. Mesela 2010-11 G.Saray-F.Bahçe maçında kaleci Volkan'ın başına atılan şişeden dolayı G.Saray'ın sahası kapanmış ve bir sonraki maçta G.Saray-Trabzonspor maçı seyircisiz oynanmıştı. Yani mağdur F.Bahçe iken bu işten avantaj sağlayan Trabzonspor olmuştu. Önerdiğim yöntemle bu tezat da ortadan kalkmış olur.
Bugünkü kurallarla tüm stadı efendi taraftarlar olarak kombine alarak doldursanız, deplasmana gelen rakip taraftarı güzelce ağırlasanız, yemek verip evinizde misafir etseniz ve stadda centilmence davransanız dahi deplasmandaki olaylardan dolayı o taraftarların cezalandırılma ihtimali mevcut.
Bu yüzden ceza sistemi deplasman maçları için de geçerli olmalı ve bir sonraki sezon söz konusu deplasmanı seyircisiz oynamalıdır. Örneğin G.Saray takımı taraftarı Kayserispor deplasmanında olay çıkarırsa bir sonraki Kayserispor deplasmanında misafir takım kısmı boş kalmalı. Bu durumda ev sahibi takımı hasılattan mağdur etmemek için şöyle bir yöntem uygulanabilir:
Bu yüzden ceza sistemi deplasman maçları için de geçerli olmalı ve bir sonraki sezon söz konusu deplasmanı seyircisiz oynamalıdır. Örneğin G.Saray takımı taraftarı Kayserispor deplasmanında olay çıkarırsa bir sonraki Kayserispor deplasmanında misafir takım kısmı boş kalmalı. Bu durumda ev sahibi takımı hasılattan mağdur etmemek için şöyle bir yöntem uygulanabilir:
Olay
çıkan maçta deplasman tribününe ayrılan seyirci sayısı ile o tribüne ait o
günkü maç bileti fiyatı çarpılmalı ve aradan geçen dönemdeki enflasyon oranıyla
da çarpılıp, bir sonraki sezon maçın oynandığı hafta rakip takıma verilmek
üzere federasyonun hesabına yatırılmalıdır. (Lig düşme/yükselme durumu oluşursa
sezon başlamadan aynı şekilde yatırılmalıdır)
Bu
sistemin getirileri aşağıdaki gibi olabilir:
1-
Sezon başı onca parayı verip kombine almış taraftar sezon başında kaç maça
gideceğini bilir halde olur. (Yazıya ek: Mesela 2012-13 sezonu başında F.Bahçe taraftarı kombine alırken bunu kısmen gördü -sezon içinde başka ceza almazsa-)
2-
Deplasmandaki taraftarın yaptığı eylemler yüzünden kombine bilet sahipleri
mağdur olmaz. (Şimdiki sistemde iç sahada hiçbir olay çıkarmadan maçların
tamamını seyircisiz oynama ihtimali var)
3-
Olaylarda mağdur olan takım ile cezanın çekildiği maç aynı olur. (Kimse
alakasız bir maçta olan olaylardan sorumlu olmaz)
4-
Derbilerde olay çıkma ihtimali azalır, kulüp yönetimleri önlemler konusunda çok
daha titiz olur çünkü bir sonraki sene başında satılan kombine biletin fiyatı
ve satılma oranı düşme tehlikesine girer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder